25 Mart 2011 Cuma

ABD'deki 2010 nufus sayımı sonuçlarının yansımaları

New York Times gazetesi çok güzel "interactive" bir harita ile nüfus sayımı sonuçlarını vermiş. Link için BURAYA TIKLAYIN.

Bu resimde, Amerikadaki degisen demografik bilgiler ve ABD toplumsal yapısının geleceği ile ilgili cok guzel ipuçlari bulabilirsiniz. 308 milyonu gecen ABD nufusunun en onemli ozelligi tabi ki mozaik gibi olan toplumun cesitliliği. İlk defa latin kokenli ve "hispanik" olarak adlandirilan azinliklar 50 milyon sinirini gecti ve ABD'de artik beyazlarin ardindan ve siyahlarin onunde 2. buyuk grup oldu. Asyalilar olarak adlandirilan uzak dogulularin da ABD'deki varliklari her gecen gun daha fazla hissediliyor. En ilginc sosyoekonomik verilerden birisi de her grubun kendisi cinsinden insanlarla bir arada yasama istegi. Ornegin uzakdogulular bulunduklari sehirlerde kendileri gibi olan insanlarla ayni mahallelerde yasama gayreti icindeler ve ona gore ev satin aliyorlar. Afrikali-Amerikali olarak tabir edilen ve nisbeten daha fakir olan zenci gruplar ise daha cok sehir merkezini tercih ediyorlar. Bizdekinin aksine varlikli Amerikalilar genelde sehir disindaki kirsal kesimde cocuklarini yetistirmek istiyorlar. Bizde sehrin varoslari olarak tabir edilen yerler, istisnalar kaideyi bozmaz, bircok sehirde sehir merkezi oluyor.

Devamını okumak için tıklayınız...

20 Mart 2011 Pazar

Demokrasi ve Serbest Piyasa


Özellikle ABD'nin başını çektiği Batı medeniyeti kendisine bütün dünyada 2 önemli ideolojiyi yayma görevi biçmiş bulunuyor. Bunlar başlıktan da anlaşılabileceği üzere siyaset ve yönetim alanında "demokrasi" ve iktisadi sahada ise "serbest piyasa" ekonomisi. Her ne kadar Avrupa'lılar serbest piyasa düzeninin bütün prensiplerine saygı duymasalar da ABD'nin bu yöndeki güçlü angajmanına da pek ses çıkarmamaktadırlar.

Bugünkü sorum şu olucak: Bu iki ideoloji her zaman uyumlu mudur? Birbirleri ile çelişen yönleri var mıdır ve böyle durumlarda hangi önlemler alınır?


Devamını okumak için tıklayınız...

19 Mart 2011 Cumartesi

Yeni Türk Ticaret Kanunu

1 Temmuz 2012 tarihi itibarı ile yürürlüğe girecek olan yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) iki ay kadar önce TBMM genel kurulundan geçerek kanunlaştı.

PwC Türkiye'ye göre:
"Yeni Kanun, şirketlerimizin kurumsallaşması, sürdürülebilirliği, rekabet gücünün artırılması, kamu güveninin oluşturulması ve şeffaflık açısından çok önemli bir fırsat ve zemin hazırlamakta. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek ve Yeni Kanun’u Türk şirketlerinin sağlıklı büyümesi ve geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak önemli bir değişim projesi olarak benimsemek" gerekmektedir.
Yeni kanuna TBMM websayfasından (http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k6102.html) ulaşabilmek mümkün. Tabi her kanun kitabında olduğu gibi, bunun da dilini anlayabilmek nisbeten zor olabiliyor, zira eski Türkçe ibareler oldukça fazla. Yanlış anlamayın lütfen, şikayet etmiyorum. Zira Türkçe'mizin zengin haliyle kullanımı benim hoşuma gidiyor. Eski Türkçe ve hatta Osmanlıca ifadeler bana daha şiirsel geliyor. Sonradan zoraki uydurulmuş bazı yeni Türkçe kelimeler var ki, dudaklarımda hiç lezzetli bir tat bırakmıyorlar diyebilirim. Neyse konumuza geri dönelim...
Bu yazımda, yeni kanunda en çok dikkatimi çeken hususları sıralamak istiyorum. İlk sırayı da 1535 maddeli yeni kanunda tam 47 defa geçen bir kelimeye vermek istiyorum: "İnternet".

Devamını okumak için tıklayınız...

11 Mart 2011 Cuma

Kamusal Mallar ve Hizmetler

Kapitalist iktisadi yapıda, ya da tabiri diğerle serbest piyasa düzeninde her ne kadar devletin işlevini asgariye çekmek istesek de, öyle mal ve hizmetler vardır ki ancak devlet bunları etkin olarak temin edebilir. Piyasa mekanizması belirli kamu ürünleri için adeta çalışmaz ve iş görmez olur. Bir önceki yazıma konu olmuş olan devletin 3 işlevini hatırlarsak, kamusal malların temini devletin denetim mekanizması işlevinin bir gereğidir. Kamusal mallar olarak adlandırdığımız ürünler iki temel özellikten ya birisini ya da her ikisini birden içerirler: tüketimde rekabeti olmaması ve kullanımı dışlanamaması. Biraz teknik oldu ama açıklayalım.

Devamını okumak için tıklayınız...