17 Ekim 2010 Pazar

Amerika'daki İcralık Evlerde Son Durum

Artık herkesçe bilindigi üzere global ekonomik kriz Amerika'daki gayrimenkul fiyatlarındaki düşüş ve buna baglı olarak alt gelir grubundaki ev sahiplerinin mortgage ödemelerini yerine getirememesiyle başlamıştı. Geride kalan 2-3 sene icerisinde milyonlarca Amerikalı sadece işinden degil evinden de oldu.



İcraya düşen ev sayısı o kadar hızla tırmandı ki(Ocak 2007 ve Ağustos 2010 arasında, yaklaşık 3 milyon konut icralık oldu) bankalar icra takip işlemleri için bircok geçici calişan istihdam ettiler veya calişanlarını bu birimlere kaydırdılar. Fakat icra dosyalarının hızına yetişmek mümkün olmadı. İcra takip birimleri bu yogunlugun altından kalkamayınca önlerine gelen dosyaları yeterince incelemeden, neredeyse tamamını icra işlemine tabi tuttular. Kısacası kurunun yanında yaşlar da yandı. Amerika bir hukuk devleti oldugu icin yaşlar kurunun yanında yanmaya razı olmadı, konutlarının icra yoluyla satışı için yeterli dosya incelemesi yapılmadan karar alındıgı veya sahte belgeler düzenlendigi iddialarıyla davalar açtılar. Yerel mahkemeler gectigimiz ay içerisinde bu davalardan bazılarında karara vardı ve kimi ev sahiplerinin haksiz şekilde evlerinden çıkarıldıgına hukmetti. Hukuki süreç henüz tamamlanmamıs olsa da bankalar bu kararın sıcaklıgını bütün şiddetiyle hissettiler. Sonuçta kaybederlerse kendileri için cok ciddi maddi (tazminat) ve manevi (sayginlik, itibar) kayıpları olacagını hesap ederek haciz işlemlerini durdurmaya karar verdiler. Su an için Bank of Amerika, haciz işlemlerini 50 eyaletin tamamında, JP Morgan Chase ise 41 eyalette durdurmuş durumda. Adalet bunu gerektiriyor, adaletin kestigi parmak acimazmiş.

Peki ortaya cıkan bu yeni durumun ekonomik açıdan ne gibi sonucları olabilir? Piyasadan ilk tepki olarak bankaların operasyonel ve hukuki harcamalari katlanacagı icin ve hukuki sürecin sonuçlarındaki belirsizlik nedeniyle bankacılık sektörü hisse senetlerinde ciddi bir düşüş yaşandı (Geçtigimiz perşembe ve cuma kayıplar %10 a yaklaştı).

Ortaya çıkan yeni durum uzun vadede de gayrimenkul piyasasının toparlanmasını ve yeni bir denge noktasina ulaşmasını yavaslatacak, piyasada verimsizlige yol açacaktir. Belirsizlik piyasaya hakim olacak ve zaten cok yavaş seyreden toparlanma süreci bir darbe daha yiyecektir. Daha önceki yazılarımızda gayrimenkul sektöründeki belirsizliklere dikkat çekmiş ve krizin bu sektör toparlanmadan sona ermiş sayilamayacagına vurgu yapmistik. Şimdi kötümser olmak için daha cok sebebimiz var.

2 yorum var, yorum okumak-yazmak için tıkla:

  1. sizin imf yazisi neoldu?

    YanıtlaSil
  2. IMF yazisi yogunluk arasinda kaynadi maalesef adsiz. Fakat geride kalan zaman goruslerimi dogruladi diye dusunuyorum. Turkiye'nin boyle bir anlasmaya ihtiyaci yok. Gelmesi soz konusu olan krediyi indiragandi yapmayi planlayan bir kisim is cevreleri cok bastidi ise de emellerine ulasamadilar. IMF ile anlasma olmazsa Turkiye batar biter deniyordu, bu kotu kehanetler gerceklesmedigi gibi finansal kriz doneminde dunyada en iyi ekonomik performans gosteren ulkeler arasinda gosteriliyor. Ekonomist dergisinin son sayisinda 16 sayfalik bir rapor yayinlandi Turkiye uzerine. Tavsiye ederim...

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için şimdiden teşekkürler.
Sorularınız veya eklemek istedikleriniz için lütfen çekinmeyiniz. Kimliğinizi saklı tutmak için "Anonim" olarak yorumlayabilirsiniz.

Editor'e email atmak isterseniz: editor@ekonomig.com. Yazarlarımıza yazmak isterseniz adının ilk harfi ile soyadının tamamını @ekonomig.com ile birleştirip ulaşabilirsiniz. Örneğin onal@ekonomig.com

Tekrar teşekkürler.
Ekonomig.com