Robert Shiller'i son haftalarda gittikçe yakından takip etmeye başladım diyebilirim. Yazdığı kitaplar, katıldığı seminer ve diğer dersler vs. Gecikmiş bile olsa bu yazımda Profesör Shiller'in 2003'te kaleme almış olduğu bir kitabı sizinle tartışmak istiyorum. Gerçi biraz gecikmiş bir kitap kritiği olarak düşünebilirsiniz, fakat aslında kitapta tartışılan konuların günümüzü oldukça ilgilendiren mevzular olduğunu söylemekle yetinmiş olayım. Kitabı bulup okuyabilirseniz ne demek istediğimi daha yakından anlıyacağınızı ümit ediyorum. Kitap öncelikle risk ile ilgili. Gelecekle ilgili birçok finansal yenilik ve öneriler içeriyor olması politika yapıcılar için de çok değerli bir kaynak olarak görüyorum.
Yazar ortaya birçok yeni fikirler atmakta adeta hiç çekince görmüyor. Bu kavramlardan bir tanesi de finansın demokratikleştirilmesi. Bundan kastedilen esasen finans biliminin sunduğu meyvelerden kapitalist zengin bir azınlığın ötesinde toplumdaki herkesin faydasına sunulabilmesi.
Gelecek ile ilgili belirsizlikler nedeni ile gelişim ve yenilikler ancak gerektiğinde risk alınarak gerçekleşebilir. Şans ve olasılık hesapları zannedilenden çok daha önemli bir rol oynuyor olabilir. ABD'de yeni kurulan şirketlerin %50si 5 yıla kalmadan iflas edeceği de göz önüne alınırsa bu girişimci ruhlu insanların önüne çok ciddi bir engel koymaktadır. Bütün bu gözlemler Shiller'e şu sorunun yanıtını bulmaya zorlamaktadır: "Girişimcileri ölçülü risk almaya teşvik edicek finansal kontratlar tasarlanabilir mi?" Yani insanlar örneğin gidecekleri üniversitede okuyacakları bölümü maddi endişeler ile seçmeseler. Onlara dense ki kendin en iyi hangi sahada becerikli isen merak etme o konuda uzmanlaş biz sana gerekli tazminat ve maaş düzeltmelerini sunacağız. Bunun gibi yani. Gerçi bu sistemin suistimal edilmemesi için muhakak gerekli kontrol sistemleri de eklenecektir şüphesiz.
Yazar, bilgi teknolojilerindeki yeniliklerin günümüzdeki riskleri geçmişe kıyasla oldukça artırdığı düşüncesinde. Örneğin televizyonların yaygınlaşması ile toplum içinde bazı bireylerin ön plana çıkarak inanılmaz karlar elde etmeleri mümkündür. Ancak yine aynı bilgi teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde toplum ve bireyler bu artan riskleri farklılaştırıp birçok bireye dağıtabilecek altyapıya sahiptir. Örneğin artık Ebay türü websiteleri sayesinde insanlar eşyalarını çok daha hızlı pazarlayabilmektedirler.
Finansal teknolojiyi nükleer teknolojiye benzetmekte beis görmeyen Shiller, her ikisinin de kullanımında dikkat edilmesi gerektiğini bununla birlikte her ikisinin de nihayetinde insanlık için çok faydalı olabileceğini vurguluyor. Zira matematiksel finans da günümüzde en az teorik fizik kadar gelişti.
Shiller kitabında oldukça ilginç önerilerde bulunuyor. Örneğin, yatırımcıların bir ülkenin GSMH endeksine yatırım yapmalarına izin verilmesi gerektiğini savunuyor. Veya yine başka bir öneri de devletlerin ve bireylerin borçlarını o zaman dilimi içerisindeki gelirleri orantısında geri ödemelerine izin verilmesini teklif ediyor. Başka bir teklif de önceki yazımda bahsettim, artan gelir adaletsizliğini en azında sabitlemek için bir eşitsizlik endeksi oluşturarak gelirin daha eşit dağıtılmasını sağlamak gerektiğini savunuyor. Bence bu çok önemli bir teklif. Aklımda kaldığı kadarıyla bir de nesiller arasında risk paylaşımı prensiplerinin yeniden tartışılması gerekmektedir. Örneğin her an 3 nesil hayattadır: Çocuklar, çalışan yetişkinler ve emekli yaşlılar. Bunlar arasındaki sosyal güvenlik mekanizmalarının tesisinde hala 100 yılı aşkın süre önceki metotlar kullanılıyor. Bunların tadil edilmesi gerekebilir.
Kitabı herkese tavsiye ederim. Kriz öncesi keşke uzmanlar bu kitabın dikkat çektiği noktalara daha fazla eğilebilselerdi. Kitabın ingilizcesi: "The New Financial Order: Risk in the 21st Century". Amazon'da bulmak için BURAYA tıklayın.
Devamını okumak için tıklayınız...



.png)



