2007 yazinda Amerika'da ipotekli konut piyasasinda baslayarak 2008'in son ceyreginde Lehmann Brothers yatirim bankasinin batmasiyla tum dunyaya sicrayan ve hala etkisini surduren global ekonomik daralma surecinde Turkiye ekonomisi hakkinda neler soylendi kisaca bir goz atalim.
Deutsche Bank: “2009 yilinda devletin iflas etmemesi icin Türkiye’nin 90 milyar dolar dis kaynaga ihtiyacı olacak. Aksi takdirde Türkiye ekonomisi borçlarını ödeyemeyecek ve ağır bir ekonomik krizin altına girecek.” (Washington Post, Kasim 2008.)
Halbuki bu krizle birlikte Türkiye ekonomisinin döviz ihtiyacı azaldı. Cari acik buyuk oranda kapanirken Türkiye döviz ihtiyacını kolayca karşıladı.
Alman Commerzbank doviz analisti Ulrich Leuchtmann: "Eger hukumet IMF ile kredi anlasmasini zorlastiracak sekilde genisletici para politikalarina devam ederse Turkiye cok sert bir devaluasyon riski ile karsi karsiya kalir." (Financial Times, Subat 2009).
Halbuki bugun gelinen noktada Merkez Bankamiz asiri deger kaybetmemesi icin zaman zaman ihale yoluyla piyasadan dolar cekiyor. Devaluasyonun D si bile soz konusu degil. Genisletici para politikasina ragmen butce aciginin ve borcun gayrisafi milli hasilaya orani bir cok avrupa ulkesinden daha dusuk seyretmekte.
Hurriyet Gazetesi: "2008 yılı Nobel İktisat ödülü sahibi ve ‘krizi bilen adam’ olarak tanınan Ekonomist Paul Krugman, Türkiye’yi iflas etme potansiyeline sahip ülkeler arasında saydı."
Krugman cok saygin ve sozune guvenilir bir iktisatci. Fakat dikkat edilirse soylenen soze kaynak olarak Paul Krugman'i degil Hurriyet Gazetesini gosterdim. Zira Krugman'in agzindan cikan ulkelerin arasinda Turkiye ismi gecmemisti. Konuyla ilgili daha once bir yazi kaleme almistim:
http://www.ekonomig.com/2009/04/krugman-turkiye-iflas-riski-tasiyor.html
Peki Hurriyet Krugman'i neden hayali olarak konusturdu? Ve Krugmanin NTV'ye verdigi saydigim 6 ulke arasinda Turkiye yoktu demecini niye yayinlamadi? Bunlar bu yazinin konusu degil ama uzerinde dusunmeye deger sorular.
Rahmi Koc: "IMF ile anlaşmanın mutlaka yapılması gerekmektedir. Oradan alacağımız birkaç milyar dolar değildir. Onun vereceği yeşil ışıktır mühim olan. Bu, Türkiye’ye gelecek doğrudan yatırımları teşvik edecektir. Neredeyse bir teminat olacaktır” (Haziran 2009, Koc Universitesi mezuniyet toreni)
Bakalim son bir yilda global ekonomik kriz nedeniyle hangi ulkeler IMF ile kredi anlasmasi imzalamislar: Belarus, Ermenistan, El Salvador, Gabon, Gürcistan, Guatemala, İzlanda, Kosta Rika, Letonya, Macaristan, Moğolistan, Pakistan, Romanya, Sırbistan, Şeyşeller ve Ukrayna. Rahmi Koc bu ulkelerin dunyaya yesil isik verdiklerini ve IMf anlasmalariyla dunyaya teminat verdiklerine inaniyorsa bir is adami olarak gidip oralarda da yatirimlar yapar heralde. Bizce bu ulkelerle ayni sinifta olmak ancak tum kaynaklarin buyuk sanayiciye akitilmasina, ayricalikli ve kucuk bir elit tabakanin tum kaynaklar uzerinde hakim olmasina teminat olur.
TUSIAD: "İçinde bulunduğumuz küresel ekonomik ve finansal kriz ortamında, Türk ekonomisinin göreli istikrarını ve kazanımlarını korumak ve krizin Türk ekonomisi üzerindeki etkilerini en aza indirgemek bakımından, uzun bir süredir yapılan görüşmelerin bir an önce sonuçlandırılarak, IMF ile bir Stand-by anlaşması yapılmasının son derece gerekli olduğuna inanılmaktadır. Aksi takdirde ozel sektor dis borc yukunu karsilayamama riskiyle karsi karsiya kalacaktir."
TUSIAD krizin baslangicindan beri hukumeti IMF ile anlasmaya zorlamak icin elinden geleni ardina koymadi. Ama IMF ile herhangi bir anlasma yapilmadan Turk ekonomisi agustos ayini buldu. TUSIAD'in iddia ettigi gibi ozel sektor dis borc odemelerinde hic de zorlanmadi. Masallah catir catir her ay 4-5 milyar dolar tutarinda borc odemesini yapiyor ozel sektorumuz. Nedeni cok basit. Bu borclar "back to back" borc da ondan. Yani agalarin borclari aslinda kendilerine. Sag ceplerinden alip sol ceplerine koyuyorlar paralarini. Turkiye'nin dis borc yuku de bu back to back borclar nedeniyle oldugundan daha yuksek gorunmekte fakat su ana kadar odenmesinde bir sorunla karsilasilmis degil. Hukumet IMF den 20-30 milyar dolar kredi kullanip ozel sektorun borclarini odemelerine yardimci olmasi hususunda cok sıkıstırıldı fakat bu oyuna gelmedi.
Simdi deniyorki biz yazilarimizda pembe tablo ciziyormusuz. Turkiye'de ilk ceyrekte %11 kuculme olmus. Bunlari da yazalimmis.
Bunlar zaten kriz lobisinin tum medya organlarinda yazilip ciziliyor. Ben niye katilayim kriz tamtamcilarina. Ben de okuyucuma bardagin dolu tarafini gosteriyorum. Biz inkar etmiyoruz ki Turkiye'nin ilk ceyrekte %11 kuculdugunu. Issizligin %13.6 ya dayandigini. Bu veriler zaten TUIK tarafindan zamani geldikce aciklaniyor, vatandas da ogreniyor. Elbette Turkiye krizden ciddi zarar gormustur. Cunku ihracat yaptigi en onemli dis piyasalarda talep ciddi oranda daralmistir. Buna bagli olarak Turkiye'de de uretim yavaslamis kapasite kullaniminin dusmesiyle de isci cikarmalar yasanmistir. Dunya tarihinin gordugu en buyuk ekonomik buhranlardan biri yasanirken Turkiye'nin hic zarar gormemesi zaten dusunulebilir mi?
Fakat bununla birlikte Türk parasının değerindeki ve faizlerdeki oynaklığa rağmen bankacılık sektörü sağlam kalmistir. Bankaların ortalama sermaye yeterlilik oranı yüzde 18’in üzerinde seyrediyor, bankaların yeterli sermayesi ekonomiye güven veriyor. Dunya'nin en buyuk bankalarinin tuzla buz oldugu bir krizde tek bir Turk bankasi bile zayi olmamis, bankalarimiz karliliklarini yukseltmislerdir. Daha onceleri dunya gulluk gulistanlik iken kendi kendine kriz cikarmayi basaran bu ulke ilk defa kendinden kaynaklanmayan cok buyuk capli bir krize karsi inanilmaz direnc gosteriyor. Bizim anlatmaya calistigimiz iste bu. Isteyen kriz ve felaket tellaligi yapmaya devam edebilir. Bizden bu beklenmesin.
21 Ağustos 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum var, yorum okumak-yazmak için tıkla:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için şimdiden teşekkürler.
Sorularınız veya eklemek istedikleriniz için lütfen çekinmeyiniz. Kimliğinizi saklı tutmak için "Anonim" olarak yorumlayabilirsiniz.
Editor'e email atmak isterseniz: editor@ekonomig.com. Yazarlarımıza yazmak isterseniz adının ilk harfi ile soyadının tamamını @ekonomig.com ile birleştirip ulaşabilirsiniz. Örneğin onal@ekonomig.com
Tekrar teşekkürler.
Ekonomig.com