19 Şubat 2009 Perşembe

Merkez Bankası'ndan Bir Sürpriz Daha

Merkez Bankasi Para Politikasi Kurulu surpriz bir sekilde faizleri 1.50 puan indirdi. Son bir ay icindeki ikinci surpriz faiz indirimi bu Merkez Bankasinin. Zaten ezberci bazi sozde uzmanlarin omru sok olmakla geciyor. Efendiler diyorlar ki 'Bu krizde böyle birer ay arayla ani sekilde faiz mi düşürülür? Kurlar fırlar, yabancı sermaye gelmez, sicak para kacar, devaluasyon olur'. Kim bunlar? Sapa cope AAA (triple A) not verip su anda butun dunyaya rezil olmus olan ve Amerika'nin cokusunun en buyuk sorumlulari arasinda yer alan malum 'reytingciler'. Ama hala sadece hazine kagitlarimiza not vermekle yetinmeyip, en itibarli kurumlarimiza da akil vermeye yuzleri var. Bir de bunlarin yayinladiklari raporlari takip edip ekranlardan ezbere konusmayi iktisatcilik zanneden yerli uzmanlarimiz var bizim. Neyse kriz kriz diye ruh cagirir gibi kriz cagiran bu sarlatanlara aldirmayalim ve faiz indiriminin ne gibi etkileri olabilir biraz kafa yoralim.



Bu indirime bagli olarak bankalarin mevduata verdigi faizler ve hazine kagitlarinin faizleri de düşer. Bu beklenti ile bankalar kredi musluklarini daha da açabilir. Piyasalar nakit açısından rahatlar, ticari faaliyetlerde canlanma baslar. Bunlar merkez bankasinin fiyat istikrari hedefinin disinda bu kararin ilave kazanimlari olacaktir. Ayrica ekonomi zaten daralmakta ve emtia fiyatlari hizla dusmekte oldugu icin enflasyon hedefinden sapma soz konusu olmayacaktir. Hatta, Para Politikasi Kurulu'nun aciklamasina gore enflasyonun bu faiz indirimine ragmen hala hedefin altinda kalma ihtimali vardir.

Buna karsin gelelim su reytingcilerin yaydiklari (ya da yaymaya calistiklari) korkuya: Halen reel olarak yuksek oranında getiri sağlayan hazine kağıtlarına yabancı ilgisi hic de dusmez. Zaten, son 5 aydir meydana gelen yabanci sermaye cikisi faiz oranlariyla alakali degil daha cok "deleveraging" nedeniyledir. Mesela Amerika'da cok ciddi kayiplara ugrayan yatirimci marjin hesabina nakit yatirabilmek icin baska piyasalarda da satisa gecebilmektedir. Cok yuksek kaldirac orani (leverage ratio) ile yatirim yapan yatirimcilarin son gelismeler nedeniyle risk istahi tamamen kapanmis ve kaldirac oranlarini dusurme yoluna gitmislerdir. Ayrica gelismis ulkelerin denetim organlari da zor durumda olan kuruluslara nakit yardimini kaldirac oranlarinin dusurulmesi sartiyla yapmaktadir. Tum bu sebeplerden dolayi sadece Turkiyemizde degil butun gelismekte olan ulkelerde hizli para cikisi ve dolayisiyla dolar kurunda artis yasanmistir. Ukrayna, Macaristan gibi kamu maliyeleri duzgun olmayan ulkeler IMF'e el acmak zorunda kalmistir. Turkiye aslanlar gibi vurusarak cekilmektedir. Bankasi batmayan gelismis ulke kalmamisken Turkiyemizin bankalari 2001 krizi sonrasi alinan tedbirler sayesinde sapasaglam ayaktadir. Tum bunlar ortadayken "Efendim yabanci sermayeyi kaciracaklar. Faiz indirimi zamani mi simdi" demek abesle istigaldir.

Bir de bu surpriz meselesi var. Bu reytingciler ve icimizdeki takipcileri boyle surpriz kararlardan hic de hoslanmiyorlar. Olaylar sadece onlarin bekledikleri sekilde gelisirse onlarin tavsiyelerine uyulursa memnun oluyorlar. Oysa denetleyici kurumlarin kararlari ancak ve ancak surpriz olduklarinda etkilidirler. Aksi durumda zaten beklenen kararlar cok oncesinde piyasa tarafindan satin alinir. Gecen ayki faiz indirimi sonrasi Merkez Bankasi Baskani sayin Durmus Yilmaz NTV'ye Davos'ta verdigi mulakatta "Bundan sonraki aylarda da Merkez bankasindan boyle yuksek faiz indirimleri bekleyebilir miyiz?" sorusuna gulumseyip nazikce "Bakin, onun cevabini verirsem ilerde alacagimiz kararlarin bi anlami kalmaz. Ekonominin gidisatina gore o gunku verileri onumuze alir bakariz, en iyi karari vermeye calisiriz. Bu faizlerin daha da indirilmesi olabilecegi gibi geri yukseltilmesi de olabilir, veya ayni da kalabilir" seklinde cevap vermisti (Daha dogrusu cevap vermemisti).

Bizce Merkez Bankasi son kriz doneminde etkin sekilde devreye girmistir. Oncu rol ustlenerek gerek bankaya gerek tum ekonomi yonetimine olan guveni artirmistir. Emegi gecen herkesi bir iktisatci ve bir vatandas olarak kutluyorum.

1 yorum var, yorum okumak-yazmak için tıkla:

  1. İyi günler,

    MB'nin yaptığı son faiz indirimi ile borç alma oranı%11,5 borç vermeyi ise %14'e çekmiştir.Bu anlamda yukarda söylediğiniz gibi bankaların mevduata verdiği faizler de bir düşüş olmasına rağmen ,aynı düşüşü kredi faiz oranlarında görmemekteyiz (hatta bu son yapılan 1,5 puanlık indirimin DİBS faizlerinede etkisi olmamıştır.) normal şartlarda MB faizleri piyasa için referans faiz olarak kabul edilmesine rağmen artık kredi faizleri için bir referans olmaktan çıkmıştır.Bankalar mevduatlarını kredi vermek yerine MB ye düşük faizle plase etmeyi tercih etmektedirler.Piyasalarda risk algısı ortadan kalkıncaya kadar (açıklanan ekonomik veriler doğrultusunda biraz uzun süreceğe benziyor) MB indirimlerine devam etse bile kredi faizlerin düşmeyeceğini söyleyebilirim.Bu açıdan bakıldığında MB indirimlerinin risk algısı değişene kadar ekonominin canlanmasına katkısı olacağını düşünmüyorum.

    Fenerbahce

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için şimdiden teşekkürler.
Sorularınız veya eklemek istedikleriniz için lütfen çekinmeyiniz. Kimliğinizi saklı tutmak için "Anonim" olarak yorumlayabilirsiniz.

Editor'e email atmak isterseniz: editor@ekonomig.com. Yazarlarımıza yazmak isterseniz adının ilk harfi ile soyadının tamamını @ekonomig.com ile birleştirip ulaşabilirsiniz. Örneğin onal@ekonomig.com

Tekrar teşekkürler.
Ekonomig.com