Türk insanı girişimci mi? Ya da girişimci millet, girişimci olmayan millet şeklinde bir ayırım yapılabilir mi? Makro ekonomide ülkeler arasindaki farklılıkları açıklarken tercihleri (prefences) farklı modelleme yoluna başvurmak en kibar tabirle ucuz bir yöntem olarak değerlendirilir. Ancak diğer taraftan ülkerin müteşebbislikte birbirinden cok farklı profiller çizdiği de bir gerçek. O halde bu durum nasıl açıklanır? Şimdilerde ilgimi çeken bu konuda var olan teorik açıklamaları sıralayıp bir beyin firtinasına davet edeceğim sizi. Yorumlarınız bir araştırma projesinin ilham kaynağı olabileceği için değerli fikirlerinizi paylaşmaya davet ediyorum.Literatürde kişilerin girişimci olmayı seçmelerinde etkisi olan iki faktör üzerinde duruluyor: sermaye (wealth) ve vasıf (skill). Mesela yüksek teknoloji sektörlerini ele alalim. Silikon vadileri (Silicon Valley and Silicon Wadi) neden ABD de ve Israilde de Türkiyede ya da Arjantinde degil? Bunu iyi eğitimli ve kaliteli eleman eksikligi ile acıklamak mümkün mü? Yani Silicon Valley Kaliforniya’da cünkü Stanford, Berkeley gibi okulların yanıbaşında diye düsünmek doğru mu? Peki Türkiye’nin Boğaziçisi Bilkenti niye Kaliforniya ya beyin saglamak yerine kendi vadisini kurmuyor? (Bizim de “Vadi”miz var gerçi ama calışma alani farklı!) Neden bu okullardan mezun ya da mezun bile olmayan bir genç çıkıp Microsoft benzeri bir teşebbüsün temellerini atamiyor? Bu noktada sözünü ettiğimiz ilk faktör öne çıkıyor. Özellikle yüksek teknoloji ya da sermaye gerektiren sektörlerde girişimciliğin az ya da tamamen yok olması bu görüşü destekler nitelikte. Rajan ve Zingales (1998)[1] sektörler arasında dış finansal kaynağa olan ihtiyaç açisindan farklılıklar olduğu (ilaç sanayisine karşılık tütün sanayisi ) gerçeğinden yola çıkarak finansal sistemi güçlü olan ülkelerde dış kaynak ya da sermaye gereksinimi fazla olan sektörlerin daha hızlı büyüdüğünü göstermişler. Yani Amerika’da mikroçip üreten (ya da tasarlayan) küçük müteşebbislerden (spin off, start up) geçilmezken Türkiye’de Türk sermayeli olup çip tasarlayan şirket pek olmamasının sebebi (varsa bilmek isterim) Türkiye’de finans sektörünün zayıf olması. Yani ABD de yüksek getiri potansiyeli olan bir proje gelistiren ya da yeni bir proje fikri olan küçük firmalar bu projeler için kolayca sermaye bulabilirken (Venture Capital) Türkiye’deki girişimciler için bu o kadar kolay değil.[2]
Peki durum başlangıçta yüksek sermaye gerektirmeyen sektörlerde nasıl? Sermaye onemli değilse önemli olan yetenektir denilebilir mi? Literatürde yetenek genelde eğitimle ölçülür ama bunun işe yaramayacağı açık. (Kayserililerin kimleri okuttukları herkesin malumu!) Bu sektörlerde patron olmak için geçer akçe eğitim de olmadığına göre cevap nerede aranmalı? Belki de girişimcilik yeteneği diye ayri bir yetenek tanımlanmalı bilemiyorum ancak bunun da ölçülmesi zor, subjektif bir kavram olacağı ortada.
[1]“ Financial Dependence and Growth,” American Economic Review 88, 559-586.
[2] Türkiye’de finans sisteminin zayıf olmasının sebebi sözleşmelerin ihlali durumunda yargıda hakların alınamaması ya da gecikmesi (weak contract enforcement) olabileceği gibi finansal arabuluculuğun maliyetinin yüksek olması da olabilir.
yazınızı okudum.ancak genelde bu konuda devlet desteğinin yokluğundan yakınıyorsunuz.evet bu bir gerçek.ancak tek sorun bu değil.biz millet olarak hazır para kazanma yolları arayan riski sevmeyen bir milletiz.en basitinde türkiyede kafasına bi proje yerleştirmiş birine 100.000 tl verseniz ve bu para onun kafasındakileri yapmaya yetecek kadar olsa dahi bu insanın yapacağı ilk şey ev,araba veya arazi satın almaktır...
YanıtlaSilMeryem hanim devlet desteginden falan bahsetmiyor yazisinda. Finansal sektorun guclu veya zayif olmasindan bahsediyor. Finansal sektorun gelismis ya da gelismemis olmasindan.
YanıtlaSilOncelikle sunu soylemek isterim. Girisimcilik risk almak durumudur. Genel de ise Turk insanin da risk alma gibi bir durum soz konusu degildir. Yazarin dedigi gibi kulturel etkenler de cok onemli bu konuda. Ornegin insanlar arasinda guven duygusu. buyuk sirketlerin olusmasini onluyor. ulkemizde de bu cok az. Bu konuda ilerde applied micro bir study yapmayi dusunuyorum aslinda. cunku insanlarin behaviorlarini incelemeden anlamak zor dogrusu ve ozellikle cultural normlarin etkisini incelemek gerekiyor diye dusunuyorum.
YanıtlaSilCahit Guven bey'e,kesinlikle katılıyorum.Risk alamadığımız gibi,kolaycılığı tercih ediyoruz.Üretme yerine,üreticilerin taşeronluğunu yapmayı iyeliyoruz.Kısacası,egoist düşüncenin yer ettiği beyinlerimiz;küçük hesaplarımızın persfektifinde,kısa süreli başarılar edinmemizden öteye gitmemektedir.Bana göre çözüm;büyük düşünüp,üreten istihdam alanları meydana getirip,halkamızı daha geniş alanlara yaymamızdan geçmektedir.Saygılarımla,Gökhan KALDIRIM.
YanıtlaSilBu konu Turk aile yapisi ile de acklanabilir. Turk ebeveynleri cocuklari uzerinde bir baski unsuru durumunda ve onlarin ozgur karar verme iradelerini engellemektedirler. Bu da genc bireylerin kendi kendilerine karar verme ve risk alma yetilerini koreltmektedir. Ornek verecek olursak; Her anne-baba oglunun devlet memuru olmasini ister ve bu yonde cocuguna telkinde bulunur. Nedeni ise isten cikarilma riski olmamasi ve garanti maas olmasi. Bu sartlarda bir Turk bireyinde bir google veya microsoft icat etmesi beklenemez. Emrah Gunel
YanıtlaSilbende bir tüerk genciyim htta bayanım yanlız türkiyede düşinceyapısı değişmediği sürece evet bu hazır cılıkta olabilir türkiyemiz ilerliyemiycek çünklü biz fonsal kaynaklı açık tan ötee kırsal toplumu fazla olan bi ülkeyiz önce beyin yapımız değişmeli ayrıcayazdınız yazı çok hoş ödevim için yazınızdan yararlandım teekkürler
YanıtlaSil