Bu hafta “Mutluluk” alanında yapılan çalışmaların şu anda en önemli bölümlerinden biri olan “Homeostasis”, yani
dengelenme üzerinde duracağız. Şu anda Avustralya'da Deakin Üniversitesi'nde arastirma yapan profesör Bob Cummins bu alanda en önemli araştırmacılardan birisi konumunda. Yakında bir kitabın bölümünde çıkacak olan calışmasının ana hatlarından bahsetmek iştiyorum.
Iki haftada bir kendisiyle gorusme olanağımız oluyor. Cummins ve grubu Avustralya'daki 37,330 kişi ile 2001-2008 yılları arasında gorüşmeler yaptılar ve birçok sorunun cevabını aldılar. Bu insanların bazılarıyla her yıl görüştüler. Mutluluk ile ilgili sorulan 7 soru ile, kişisel mutluluk endeksini oluşturdular. Hayatın değişik parçalarına ait sorularda insanlara ne kadar mutlu ve ne kadar mutsuz olduklarını sordular. 0-10 arası cevapların ortalamasını alarak endeksi oluşturdular. Bunun klasik ne kadar mutlusunuz sorusundan çok daha iyi bir ölçü olduğunu düşünüyorlar. Deneklerin sadece yüzde 5'i mutsuz olduklarını söylüyor (endeksin % 50'nin altında olması). Daha sonra her sene elde edilen endeksleri yüzdeye çeviriyorlar. Ve şunu buluyorlar. Her senenin ortalaması ve varyansı birbirinin nerdeyse aynısı. Ortalama %75 ve varyans 2.5 çıkıyor. Yani sonuç olarak mutluluk oldukça sabit bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. İlk defa kendisi 1998'de bu durumu açıklamak icin homeostasis terimini kullandı. Nasilki sıcaklık, ısı gibi durumlarda vücut kendi dengesini sağlıyor. Beyin ve sinirlerin de böyle bir mekanizması olabileceğinden bahsediyor.
Diger noktalar da sunlar:
1- Her insanin denge mutluluk derecesi farkli. Bu dereceye yaklasildikca beyin bunu saglamak icin daha cok calisiyor. Bundan uzak olmak denge durumundan uzaklasildigini gosteriyor.
2- Denge yakbolduktan sonra vucud yeniden denge icin calisir ve denge ye yakin bir mutluluk derecesine ulasilabilir.
3- Denge mekanizmasinin ana ozelligi insan daki mutluluk derecisini belli bir aralikta tutmaya calismasidir. Bu aralik ise insandan insana farklilik gostermektedir
4- Mutluluk un artmasi veya azalmasi bu dengenin ne kadar bozulduguna gore degisir. Denge yi degistiren etkenler ayni zamanda mutluluk derecesini de etkileyecektir.
Depresyon olarak tanimladigimiz durum ise bu dengenin cok asiri bozulmasidir. Bu konuda soyle diyorlar
1- Eger insanin mutluluk index i % 70 in uzerinde ise denge mekanizmasi normal olarak calisiyor demektir ve depresyondan soz edilemez
2- Eger insan % 50 nin altinda ise depresyon da demektir
3- % 50-%70 arasi ise belirsiz bolumdur. Bu aradaki indexlerde % 50 ye yaklasmak denge mekanizmasinin yenildiginin, % 70 e yaklasmak ise mekanizmanin fonksoyonel bir sekilde calistigini gostermektedir.
Sonuc olarak, mutluluk
1- Denge mekanizmasinin sonucu olarak pozitif bir durumdur ve insanlarda sabitlenir
2- Her insanin bir ortamalama denge araligi vardir ve insandan insana degisir. Avustralya dakiler icin bu yuzde %75 civaridir.
3- Insanlarin yasam seviyesi ne kadar gelisirse gelissin bir grup insanin ortalama mutlulugu %85 in uzerine cikamaz.
4- Depresyon insandaki bu mekanizmanin yenilmesi ve islememesi durumudur
5- Bir insanin mutlulugu sureki olarak arttirilamaz. Mutluluktaki artis ancak insanin denge araliginda olabilir.
Bu calismanin ingilizcesi HANDBOOK OF SOCIAL INDICATORS AND QUALITY-OF-LIFE STUDIES adli kitapta Homeostatic Mechanisms and Subjective wellbeing adi altinda yayinlanmistir. Hepinize mutluluk dengenizin iyi calistigi bir hafta diliyorum.
Devamını okumak için tıklayınız...